![]()
![]()
HP... Hepimiz onu iyi bildik, güzel bildik.
Ama ne büyük şirketmiş bilir miydik?
Altı kıtada bir milyardan fazla müşteriye
hizmet eden HP'nin toplam geliri 91.7
milyar dolar. “Tanrım bana bir ip ucu ver HP ne yapmış benim yapamadığım?”
dedim. Tanrı da bana: “Bu kadar başarılı bir şirket olması için çok iyi yönetim
stratejileri geliştirmesi ve kriz yönetimi yapması gerekti.” dedi. Nassı yani??
CEO’lardan Yönetim Dersleri adlı bir
eğitimde HP’den dinlediğim bir örneği paylaşmak istiyorum. –Anlayabileceğimiz
şekilde Tanrı’nın benimle paylaştığı sırları size de söyleyeceğim- HP teknoloji
firması olduğundan çok sayıda mühendis bulunuyor –bu mühendislerin ne yaptığını
biri bana anlatabilir mi?- ve mühendisler çok başarılılar çünkü kaliteden asla
ödün vermiyorlar. HP’nin ürünleri kaliteli ve pahalıdır.
İşte hikaye kısmı; biz onu severiz:
Lexmark’ın 80 YTL fiyata bir yazıcı piyasaya süreceğini öğrenen HP ürün
yöneticileri, bizim de bu fiyata yazıcılarımızın olması gerek diyorlar ve
mühendislerle oturarak temel özellikleri barındıran bir yazıcı yapılmasını
istiyorlar. Günlerce süren toplantılardan sonra 100 YTL fiyatla bir ürün
çıkıyor ortaya. HP Pazarlama Direktörü bu fiyattan daha da inileebileceğini
söylüyor ve mühendisleri büyük bir salona toplayarak sahneye çıkıyor. Son
üretilen bir yazıcıyı alıyor, sahnenin ortasına yere koyuyor ve üstüne çıkıyor.
Ürün kırılmıyor. Direktör şöyle diyor: “Arkadaşlar hepinizin kaliteden ödün
vermemek için uğraştığınızı biliyorum ama hiçbir müşterimiz bu makinenin üstüne
çıkmıyor hatta masalarının en güzel köşesine koyup çok dikkat ediyorlar bu
yüzden bunun bu kadar sağlam olmasına gerek yok yani önemli olan sizin
ürettiğiniz değil müşterinin olmasını istediği şeydir” diyerek salondan
çıkıyor. Bunu üzerine maliyetler biraz daha azaltılıyor ve en temel özellikleri
içeren bir ürün ortaya çıkıyor. Biz buna yönetim zekası diyoruz. Yönetim dedik,
zeka dedik de artık kalmadı arkadaşım bunlar. Bunlar eski yönetim biçimleri.
Peki iyi güzel de sadece insanlar mı bizi
yönetiyor tabii ki hayır. Ben Robot filmini izlediniz mi? Evet diyenleri görür
gibiyimJ
Teknoloji artık her şeyimiz. –malesef! Ben artık 70lerde yaşamak
istiyorum- Bize hükmetmeye başladı ondan uzaklaşamıyor, onun himayesine
giriyoruz. Korkuyoruzz! Bilgisayarlar da ileri git, geri dön, iptal gibi
tuşlarla otomatiğe bağladılar biziJ Bu
söylediklerim abartılı değil. Beni dinleyinn. Cep telefonsuz sokağa
çıktığınızda kendimizi çıplak hissediyoruz, facebook’umuza bakmadan o günü
bitiremiyoruz. Allah’ım bize ne oldu? Yaktın bizi teknoloji.
Hadi bakalım
yeni bir başlığa: Teknolojik gelişmelerin iş dünyasına ve iş yapış biçimlerine
yansımalarını sorgulayan “Dijital Dünya”. Hoşgeldinnn
Dünyanın öbür ucuna bir dakikada ulaşabiliyor
musun? Mesela bir video konferansı düzenleyerek 40 ülkeden yöneticileri bir
araya getirebiliyor musun? Her bilgiye
elindeki cep telefonumsudan ulaşabiliyor musun? Arkadaşım dijital dünyaya hoş
geldin!!! trallallaaa
Teknoloji bizi kasıp kavuruyor. Ama mesela
eğer sen bir çalışansan artık şirketler önceden teknolojiyle ilgili bir bölümü
departmandan saymazken şimdi sadece teknolojiye milyarlarca dolar yatırım
yapıyor. Neden? Ne biçim soru bu her şeyi iki dakikada hallediyoruz işte. OndanJ