Halkla ilişkiler, halkla ilişkiler dedik. Halkla ilişkiler dediğin nedir ki; reklamla aynı şey ver gitsin dedik. Ama geçenlerde Eğitişim’den aldığım PR eğitiminde özellikle not aldığım bir bölüm var ki arkadaşlarım; burada paylaşılması gerek. İşte Capitol PR’dan Melih Şabanoğlu halkla ilişkileri öyle bir cümle söyledi ki (düşünün not aldım) bütün olayı özetledi. “Reklam Hiroşima’ya benzer. Tek bir bombayla işi bitirir. Halkla İlişkiler ise Stalingrad Savaşı’na benzer. Her sokak tek tek temizlenerek devam edilir. “ Yaaa!!! Işte budur diyorum. HİROŞİMA-STALİNGRAD. Bu kadar olur. Melih Bey; bu kadar da güzel örnek verilmez ki tebrik ediyorum.
Halkla ilişkilerin bence en önemli kollarından biri sosyal sorumluluk projeleri. Halkı mutlaka eğitmek gerekir. Ne demiş atalarımız: Eğitim Şart!?!?!! Tabi her sosyal sorumluluk projesi halkı eğitmek üzerine olmuyor ama; iyi bir şey sonuçta. Madem şirketsin, toplumun için bir şey yap kardeşim. Sadece sat ve kara geç mantığı olmasa iyi olur. Insanlar “hmm dur bu ürünü almadan once bir gir google’a bakalım bu şirket n’apmış bu toplum için??” demeye başladığı için bu sosyal sorumluluk projeleri de artık hayırseverlikten çıkıp zorunluluk haline geldi. Ne güzel eskiden Koç, Sabancı sırf hayrına yapardı bu işleri… ah ahh
Halk dedik, eğitmek dedik, inek dedik.. Demedik mi? Neyse ben ineklerden bahsetmek istiyorum bugün sizlere. Bende mükemmel bir etki yaratan “Cow Parade 2007”. Her yerde inekler yaşasın inekler, ooo abi gel sen dur şu ineğin yanında da bi foto çekelim, ineklerle ineklerrrr=)
Iyiydi, güzeldi, karizmatikti, eğlenceliydi, enteresandı, yeniydi bu inekler. İyi güzel de amacı neydi bu şenliğin?
Bu inekler 3 ay boyunca sergilendiler. Daha sonra kasım ayında yapılıan müzayedede fahiş fiyatlara satılan bu ineklerden gelen paracıklar AÇEV, TEMA, SOKAK ÇOCUKLARI REHABİLİTASYON DERNEĞİ’ne bağışlandı. Ve ben de bu projeyle gurur duydum. Hem neşeli hem de fonksiyonel bir proje olmuş. Tebrikler diyoruz ve bu projelerin devamını bekliyoruz. Öhö öhö
P.S: her birinin resmini koymak isterim ama işte 3-4 tane en iyisini seçtim sizler için.

Merhaba sevgili inek; evet ben de eski hayatımda kraliçe olduğuma inanıyorum. Evet!??!!!
Bana bu sanki biraz dansöz gibi geldi (dınınım dınnırırım oh ohhh 60 dın dınınm 70)
ama belki Türk olduğum için de olabilir. Gönül gözü hesabı:)
Ya ben aslında bu inek olayında ineği sürekli olarak başka bir hayvana (balık oldu, kopek oldu, elbet birkaç şey daha olmuştur) çevirmelerinden pek hoşlanmadım ama bu deniz kızı baya iyi bence
Madem bu “Journey to Blue” arkadaşımızın da favorisiymiş ben de açıklıyorum. Bu inek benim de İstanbul’daki favorimdi. Yahu bir inek bu kadar mı “eve git uyu bak ne rahat” der yaaa