Pazarlama bir hayat tarzıdır.

Pazarlama bir hayat tarzıdır.

Pazarlamaya ait herşey.

Nası Yani?!?

31/3/2008


Son zamanların popüler mesleklerinden biri olan Halkla İlişkiler yani Public Relations (PR) ne diye merak ediyordum. PR, görüş ve davranışları etkileyerek, anlayış yaratarak repütasyona sahip çıkan bir ilişkiler yönetimi ve farkındalığın anlaşılması sürecini yönetmek demekmiş.

Nasıl Yani?!?
Aslında bizim anlayacağımız dilde PR ilişkiler inşa etmek.

Bugünün tüketicisi sadık değil, olmak zorunda da değil. Eskiden zaten çok az marka olduğu için müşteriler sadık diye düşünülüyordu.Şimdi tüketici aynı ürün için yüzlerce markadan istediğine geçmeyi, denemeyi, sadık olduğu bir marka varsa ihanete uğradığını düşündüğü anda terk etmeyi seviyor. Tüketici, seçme özgürlüğüne hiç olmadığı kadar sahip. Bu yüzden de son yıllarda markanın önemi ve yaşatılan deneyim üzerine bu kadar konuşuluyor. Herkes farklı bir şeyler yapma peşinde. Bugün artık müşterinin sadakati imajın üzerinde şekillenmiyor. Aynı zamanda deneyimlemenin, kalitenin ve memnuniyetin üzerinde şekilleniyor.


PR’da süreklilik olmazsa olmaz bir nokta. Bugün çevremizdeki bir dostumuzu düşündüğümüzde onunla olan yargılarımızın, onu algılamamızın nasıl bir süreçte oluştuğunu görüyoruz. Güvenilir, cambaz, dürüst, çalışkan derken bu algılamalarımızın nasıl bir süzgeçleme ile ne kadar zamanda oluştuğunu görüyoruz. Bazen kırılganlıklar, krizler, algılamamızda çökmeler (kriz yönetimi), sonra bir iyilik, örnek davranış(sosyal sorumluluk), eski güvenin kurulması, algılamamızın yeniden eskiye dönmesi gibi uzun bir süreç. Sadece yakınımızdaki biriyle ilişkimizi düşündüğümüzde bile bunu net olarak görebiliriz.

Bugün, CEO’lar, patronlar zaman zaman markaların da önüne geçebiliyor. Onların iletişimi de artık profesyonel bir alan. PR psikolojiyi kullanıyor. Çünkü, iletişim gün geçtikçe komplikeleşiyor. Her ay gönderilen SMS ve mail sayısı 50 milyarın üzerinde. TV, radyo istasyonları, dergiler, gazeteler, ilanlar, reklamları da buna ekleyin. Algılamayı yaratmak ve yönetmek için ne kadar zor bir ortam değil mi?

PR ile İletişimi Yönetmek seminerinde aslında bunların birçoğunu dinledim. Birçok PR ajansının nasıl stratejiler izlediğini örnekleriyle gördüm. Bir de gittikçe güçlenen, global markalara karşı oluşan tepkiler oluştuğunu öğrendim.

PR’cının ne kadar çok ve yoğun bir işi varmış değil mi?

Mış-muşlar
Halkla İlişkilerin inanılmaz cirosu (60 milyar dolar kadar), 2015 yılından once bu değerini ikiye katlayacakmış.
Ohooo o zaman hemen sektöre girmek lazım.

Shell, BP, Starbucks gibi markalar çok ortalıkta olmalarından dolayı global markalara karşı oluşan tepkileri üzerlerine çekiyorlarmış, çünkü onlar sembollermiş.
Biz Türk halkı olarak sembollerden pek hoşlanmayız. Neyi sembolize ediyorlarsa açık açık söylesinler!!??!




EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »